Reaktif İnovasyon Nedir? Farklı Yaklaşımlarla İnceleme Reaktif inovasyon, yenilik yapma sürecinde organizasyonların dış etkenlere tepki olarak geliştirdikleri çözümler olarak tanımlanabilir. Yani, bu tür bir inovasyon, piyasadaki değişikliklere, rekabet baskısına veya kullanıcı ihtiyaçlarına yanıt olarak ortaya çıkar. Ancak bu kavram, her zaman net bir şekilde tanımlanamayacak kadar dinamik ve çok boyutludur. Her bir bakış açısı, reaktif inovasyonun farklı bir yönünü vurgular ve bu yazıda bu farklı bakış açılarını tartışacağım. Hem mühendislik hem de sosyal bilimlere ilgi duyan biri olarak, bu konuyu hem teknik hem de insani bakış açılarıyla ele alacağım. Reaktif İnovasyon ve Mühendislik Perspektifi İçimdeki mühendis şöyle diyor: “Reaktif inovasyon,…
Yorum BırakKeyifli Paylaşımlar Yazılar
Zemahşeri Hanefi mi? Edebiyat Perspektifinden Bir Çözümleme Kelimenin gücü, tüm insanlık tarihinin en etkileyici ve dönüştürücü araçlarından biri olmuştur. Her satır, her kelime, bir dünyayı keşfetmek ve yeniden şekillendirmek için bir kapı aralar. Edebiyat ise bu gücü en yoğun şekilde kullanan bir alan olarak, derin anlamlar ve sembollerle doludur. Her metin, farklı açılardan değerlendirilebilir; bazen bir kelime, bir karakter ya da bir tema, hiç beklenmedik bir şekilde yeni bir anlam kazanır. Bugün, edebiyatın bu büyülü dünyasında, bir figür üzerinden okuma yapacağız: Zemahşeri. Pek çok filozof ve alim gibi, onun hayatı ve eserleri de çok katmanlıdır. Peki, Zemahşeri Hanefi mi? Bu…
Yorum BırakSosyal Bina: Edebiyat Perspektifinden Bir Keşif Edebiyat, kelimelerle inşa edilen dünyaların, hayal gücünün ve insan ruhunun derinliklerinin bir yansımasıdır. Her satır, her paragraf bir yapının parçası olabilir; her karakter, bir toplumun içindeki dinamiklerin bir temsili olabilir. Edebiyat, bazen sadece bir hikâye anlatmaz, bazen bir toplumun yapısını, çelişkilerini, dertlerini ve umutlarını biçimlendirir. İşte tam da bu noktada, “sosyal bina” kavramı devreye girer. Belki de ilk bakışta bir yapıyı, bir binayı çağrıştıran bu terim, edebiyatın derinliklerine inildiğinde, daha geniş bir toplumsal yapıyı, insan ilişkilerini ve toplumsal dinamikleri simgeleyen bir anlam kazanır. Peki, bir sosyal bina nedir? Edebiyat dünyasında nasıl işler ve hangi…
Yorum BırakModern Periyodik Cetveli Kim Buldu? Bir gün kimya dersinde öğretmenimizin periyodik cetvelden bahsederken, arka sıralarda oturan arkadaşımın “Peki bu periyodik cetveli kim bulmuş?” sorusu aklımda bir soru işareti bıraktı. Kimya dersinden önce, bu cetvelin önemini ve tarihsel arka planını hiç sorgulamamıştım. Herkesin kolayca bildiği ve çoğu zaman göz ardı ettiği bir bilgiymiş gibi gelir, ama aslında periyodik cetvelin modern halini bulmak, bilim dünyasında devrim yaratacak kadar önemli bir olaydı. Peki, modern periyodik cetveli kim buldu? Bu yazıda, modern periyodik cetvelin tarihsel gelişimini, bilim insanlarının katkılarını ve periyodik cetvelin nasıl şekillendiğini inceleyeceğiz. Hem bilimsel bir merakla hem de kimya ile ilgili…
Yorum BırakAğrı Dağı Volkanik Dağ Mı? Bir Kültürel Keşif Bazen bir dağa bakarsınız, sadece doğa harikası, dev bir kaya yığını gibi görünür. Fakat kültürler, coğrafyanın ve doğanın ötesine geçer; onlara bir anlam yükler, bir kimlik ve tarih dokusu ekler. Ağrı Dağı, Türkiye’nin en yüksek dağı olarak, sadece coğrafi değil, aynı zamanda kültürel bir anlam taşır. Peki, bu muazzam volkanik dağ, sadece bir doğal oluşum mudur, yoksa ona yüklenen kültürel ve sembolik anlamlarla bir kimlik kazanmış bir varlık mıdır? Kültürlerin şekillendiği, ritüellerin ve sembollerin yaşadığı, insanların kimliklerini inşa ettiği bir dağ; acaba doğanın bu volkanik yapısının ardında nasıl bir antropolojik anlam yatıyor?…
Yorum Bırak1 Osmanlı Lirası Kaç Alman Markı? Tarihsel Bir Yolculuk Bir zamanlar, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’da, bir dükkanın vitrinine bakarken ellerinizde Osmanlı Lirası olsaydı, belki de o paranın ne kadar değerli olduğunu o an çok iyi anlayamayabilirdiniz. Fakat bu paranın başka bir ülkenin parasıyla karşılaştırıldığında nasıl bir değeri olduğunu düşündünüz mü? Mesela, 1 Osmanlı Lirası, kaç Alman Markı ederdi? Bugün dahi bazı koleksiyoncular, eski paraları tutarak geçmişin ekonomik ilişkilerine ışık tutuyor. Osmanlı Lirası ve Alman Markı arasındaki döviz kuru, sadece bir finansal hesaplama değil, aynı zamanda bir dönemin uluslararası güç dengelerini, ticaretini ve kültürel etkileşimlerini anlamamıza yardımcı olur. Gelin, geçmişin bu…
Yorum BırakÜzümdere Kanyonu: Bir Antropolojik Bakış Bir antropolog olarak kültürlerin zengin çeşitliliği üzerine düşündüğümde, her bir yerin, her bir yapının, her bir doğa parçasının insanlık tarihindeki yeri ve anlamı üzerine sorular sorarım. Kültürler, kimi zaman somut formlarda, bazen ise insanların ritüelleri, semboller ve topluluk yapıları üzerinden kendini gösterir. İnsanlık tarihinin derin izlerini, doğa ile iç içe geçmiş topluluklarda bulmak, kültürel deneyimleri anlamak ve bu bağlamda kimlikleri keşfetmek, bir antropolog için heyecan verici bir yolculuktur. Bugün sizi, hem doğanın hem de kültürün izlerini barındıran bir yer olan Üzümdere Kanyonu’na götüreceğim. Bu kanyon, yalnızca coğrafi olarak bir yolculuk değil, aynı zamanda insanlık tarihine…
Yorum BırakÖzbekistan’da Gece Hayatı Nasıl? Toplumsal Cinsiyet ve Adalet Penceresinden Bir Bakış İstanbul’da yaşayan, bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak gece kavramı benim için sadece eğlence demek değil. Akşam saatlerinde metrobüste yan yana ayakta duran kadınlar, vardiyadan çıkan gençler, gece mesaisine kalan kuryeler… Hepsi bana şunu düşündürüyor: Gece, herkes için aynı mı? Bu soruyu Özbekistan’da gece hayatı nasıl? başlığı altında düşünmeye başladığımda, iş sadece barlar ve kulüplerden ibaret olmaktan çıkıyor; toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet meselelerine kadar uzanıyor. Özbekistan’da Gece Hayatı Nasıl? Kimin İçin, Ne Kadar? Özbekistan denince çoğu insanın aklına tarihi şehirler, medreseler, gündüz vakti gezilen pazarlar geliyor.…
Yorum BırakZekât Kime Verilir, Kime Verilmez? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimelerin gücü, yazın dünyasında her zaman derin izler bırakır. Bir kelime, bir cümle, bazen bir tek parantez içindeki düşünce, insan ruhunu sarmalar, dönüştürür, sorgulatır. Edebiyat, hayatın en karanlık köşelerinden en aydınlık zirvelerine kadar, insanı her yönüyle anlamamızı sağlayan bir araçtır. Kelimeler, bazen hüzünlü bir sonu, bazen de umutla örülmüş bir geleceği anlatmak için kullanılır. Tıpkı bir hikâye gibi, hayat da bazen bir yolculuktur ve bu yolculukta aldığımız kararlar, adımlarımız, yönlendirdiğimiz ve yönlendirildiğimiz insanlar gibi, “kime ne vereceğimiz” de önemli bir sorudur. İşte bu yazı, zekâtın kimlere verileceği sorusunu, edebiyatın derinliklerinden bakarak…
Yorum BırakYahudiliğin İman Esasları: Bir Kez Daha Umutla Geri Dönmek Kayseri’de Bir Akşam Bugün Kayseri’de, kuzenimle akşam yemeğinde buluştuk. Birlikte uzun zaman sonra ilk kez samimi bir sohbet yapıyorduk. O kadar uzun zamandır birbirimizi görmemiştik ki, konuşmamız bir anda derinleşti. Başlangıçta saçma sapan şarkılar ve iş hayatımızla ilgili yüzeysel konulardan bahsettik. Ama sonra birdenbire, kuzenim gözlerinde bir parıltıyla “Peki, Yahudiliğin iman esasları hakkında ne düşünüyorsun?” diye sordu. Cevap vermek zor oldu, çünkü bir anda dünyanın en karmaşık sorusuyla karşı karşıya kaldım. “Yahudi inancı neye dayanır?” diye düşünmeye başladım. Kalbim çarptı, zihnimde onca soru belirdi. İçimden bir ses, “Bu soruyu nasıl cevaplayacağım?”…
Yorum Bırak