817 Nereden Kalkıyor? Hayatımın Bir Parçası
Hayatımda pek çok otobüs hattı var; bazıları sadece şehri bir yerden bir yere götürürken, bazıları ise bana anılarımı, hislerimi ve düşüncelerimi hatırlatıyor. Ama 817, işte o hat, tam da bunların hepsini içinde taşıyan bir yolculuğun başlangıcı. Bugün size 817 otobüsünün benim hayatımdaki yeri ve bu otobüsle yaşadığım bir anıdan bahsedeceğim. Bu yazıyı yazarken, Kayseri’nin soğuk sabahlarının ve otobüs duraklarının hikâyesini yine kalbimde hissettiğimi fark ettim.
O İlk Sabah
Sabahın ilk ışıklarıyla uyandığımda, gözlerim hala uyku sersemliğindeydi. Gerçekten çok uykusuz bir geceydi. Geceyi, geçmişin ve geleceğin üzerinde düşünerek geçirdim. Yavaşça mutfağa gittim, kahvemi yaparken içimde bir huzursuzluk vardı. Nedenini bilmiyorum, ama hep böyle oluyordum; sabahları bir şeyler değişmiş gibi hissediyorum. O gün de değişecekti. Kafamda yine o sorular dönüp duruyordu: “817 nereden kalkıyor?” Bu, her gün sorduğum bir soruydu ama o sabah, sanki bir cevap arıyordum. Belki de bir yolculuğa çıkmanın zamanı gelmişti.
817’nin Yolculuğu
Bir sabah, Kayseri’de her şeyin sakin olduğu bir anda, kendimi 817 otobüsünün duraklarında buldum. O sabah çok farklı hissettim. Gidilecek bir yer, başlanacak bir yolculuk vardı ama yönümü bilmiyordum. 817’nin nereden kalktığını merak ediyordum. Sonunda otobüsün yolu, benim içsel bir arayışım haline geldi. Yavaşça adımlarımı atarak duraklara doğru ilerledim. Düşüncelerim kafamda dönüp duruyordu. Yolda olmanın rahatlatıcı hissi, biraz olsun kaybolduğum dünyadan çıkmamı sağlıyordu.
Ve işte, 817 otobüsü geldi. Duruşu ve sesini hatırlıyorum. İnsanların o anki halini, koşuşturmalarını… Her biri başka bir yere gitmek için birer yolcu gibi, sadece bir anlık süreklilik vardı, ama benim için çok farklıydı. 817’nin kalktığı yeri bilmiyordum ama o an, sanki hayatımda bir şeyler başlamış gibiydi. O sabah ilk kez, gitmek istediğimi ve yolculuğun ne anlama geldiğini fark ettim.
Beklediğim Cevap: Bir Durak, Bir Anı
Otobüs hızla ilerlerken, aklımda 817’nin nereye gittiğini düşünüyordum. Kayseri’nin sakin sabahlarından biriydi, belki de sıradan gibi görünen o an, içinde bir sürü gizemi barındırıyordu. Her durak, biraz daha yaklaşırken, belki de bu sorunun cevabını bulmamı sağlayacaktı. Otobüs, duraklardan birine yanaştı ve o an… O an her şey değişti.
Bir kadın, elinde çantasını sımsıkı tutarak otobüse bindi. Gözleri bir süre boşluğa dalmıştı. Onun içindeki boşluğu gördüm ve birden kendimi bu yolculukla özdeşleştirdim. Belki de hepimizin içindeki boşluk, bir durakta, bir otobüs yolculuğunda bulunabilir diye düşündüm. 817’nin rotası bana yolculuğun anlamını, zamanın geçişini ve insanın hep bir yer aradığını anlatıyordu. O an ne kadar kalbim boşsa, o kadının gözlerindeki boşluk da o kadar derindi.
Otobüs hızla yol alırken, hayatımda kaybolduğum anların hatırası bana göz kırpıyordu. 817, bana her durakta bir şeyler hatırlatıyordu. Ama bir şey vardı, bu duraklar bir yolculuk gibi değil, bir bekleyiş gibi hissettiriyordu. Çünkü ben de bekliyordum; her yolculuğun, her otobüsün bir yere gitmesini, gitmediği her anın eksikliğini hissediyordum.
817 Nereden Kalkıyor? Bunu Bir Görev Olarak Sordum
Yolculuğum ilerledikçe, bu soruyu sorarken ki hislerimi daha iyi anlamaya başladım. 817’nin nereye gittiğini sormak, sadece bir yer arayışı değildi; aslında kendimi de sorguluyordum. Her şeyin bir amacı olup olmadığını, hangi durakta durmam gerektiğini, neyi beklediğimi düşünüyordum. 817 otobüsü, bana insanın yaşamı boyunca sorduğu, “nereden geliyorum, nereye gidiyorum?” sorularını hatırlatıyordu.
O kadar çok şeyi bekliyoruz ki, bazen bu “bekleyiş”, yerini daha derin sorulara bırakıyor. İşte tam bu noktada, Kayseri’nin sokakları, otobüs durakları ve 817 otobüsünün çıkacağı yer, benim için bir anlam kazandı. Bu soruların cevabı, hayatta belki de beklemekten başka bir şey değildi.
Sonunda Cevabı Buldum: Bir Durakta Durmak
Hikayenin sonunda, 817’nin nereden kalktığını bulmuş olabilirim, ama daha önemlisi yolculuklarımda duraklarımı bulmam gerektiğini fark ettim. İnsan, bazen hedefe ulaşmaya çalışırken, yolda ne hissettiğini unutur. 817’nin kalktığı yer, her sabah bir arayışa dönüşmüş ve sonunda bu otobüs, bana sabahın erken saatlerinde, hayatın her anını değerli kılmanın önemini öğretmişti.
Şimdi o otobüsü her gördüğümde, sadece bir ulaşım aracından çok, bir yolculuğun, belirsizliklerin ve duyguların simgesi olarak hatırlıyorum. 817 otobüsü, Kayseri’nin sabahlarından birinde bana çok şey öğretmişti. Hangi durak olursa olsun, her biri bir şey anlatıyordu. O an, “nereden kalktığını” değil, “neden kalktığını” anlamıştım.
Hayat bazen böyle bir yolculuk gibi; bir yerde durup, bir yerde ilerliyorsunuz, ama her durak, size bir şeyler anlatıyor. 817, Kayseri’nin o bilindik otobüsü, işte böyle bir anlam taşıyor.