İzmir’de Bir Gün: Aynaya Bakıp “Mide Balon Kaç TL?” Diye Sorgulamak
Yine bir Barisal içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “100’lü balon kaç TL”.
İzmir’de yaşamak dışarıdan bakınca hep “deniz, güneş, gevşek hayat” gibi görünüyor. Ama işin içine 25 yaşında, arkadaş grubunda sürekli espri patlatan ama gece yatağa girince “ben niye bu kadar yiyorum” diye düşünen biri girince tablo biraz değişiyor.
Ben o kişi oluyorum.
Sabah kahvesiyle güne başlıyorum, öğlen “hafif bir şey yerim” deyip tost + ayran + yanına patates kızartması söylüyorum, akşam ise “bugün çok yedim, yarın dengelerim” diyerek tatlıya geçiyorum. Sonra gece 02.17’de telefon elimde, Google’da şu cümle:
“Mide balon kaç TL?”
İşte hikâye tam burada başlıyor.
Arkadaş Ortamı: Her Şey Şaka Ama İçeride Küçük Bir Gerçek Var
Geçen gün arkadaşlarla Alsancak’ta oturuyoruz. Masa bildiğin küçük bir gastronomi festivaline dönmüş:
Pizza
Kokoreç
Nachos
Tatlı olarak da “bir tane yeter” deyip üç çeşit sütlü tatlı
Ben tabii klasik moddayım.
“Abi ben artık diyete giriyorum,” dedim.
Arkadaşlardan biri direkt cevap verdi:
“Senin diyet dediğin şey ‘yarın başlıyorum’ değil mi?”
Gülüştük.
Ama içimde küçük bir ses var: “Belki de gerçekten bir şeyleri değiştirmek lazım.”
O an ilk kez ciddi ciddi düşündüm:
Mide balon kaç TL?
Tabii kimseye belli etmiyorum. Dışarıdan bakınca hâlâ şaka yapıyorum.
“Ben mideyi komple yeniletsem daha ucuza gelir mi?” dedim.
Masa dağıldı zaten.
Mide Balon Kaç TL? Sorusunun Gerçek Hayata Düşüşü
İzmir’de yaşayan biri olarak şunu fark ettim: Burada herkes bir şeyleri “yarın hallederim” modunda yaşıyor. Spor salonu üyeliği alınır ama giriş yapılmaz. Diyet listesi indirilir ama WhatsApp’ta “önemli” klasörüne atılır.
Ben de farklı değilim.
Ama bazen geceleri şu oluyor:
Gece 01.40 – Buzdolabıyla Sessiz Savaş
Buzdolabını açıyorum.
İç ses:
“Bir şey yemeyecektin.”
Ben:
“Bu yoğurt light sayılır.”
İç ses:
“Yanındaki ekmek ne?”
Ben:
“O sadece eşlikçi…”
Ve sonra yine o soru geliyor:
Mide balon kaç TL?
Çünkü insan bazen şunu düşünüyor:
“Ben irade mi eksik, yoksa bu işin daha kısa yolu mu var?”
İzmir Sokaklarında Düşünce Fazlalığı
Konak’tan Karşıyaka’ya vapurla geçerken rüzgâr yüzüme vuruyor. Herkes manzaraya bakıyor, ben ise kafamın içinde fiyat listesi çıkarıyorum.
Spor salonu: X TL
Diyetisyen: Y TL
Sağlıklı beslenme: Z TL
Motivasyon kaybı: bedava ama etkisi pahalı
Ve en sonunda zihnim şuraya gidiyor:
Mide balon kaç TL?
Kendi kendime gülüyorum.
“Sen resmen kilo vermeyi Excel tablosuna bağladın,” diyorum.
Arkadaş Muhabbeti: Ciddiyetle Dalga Geçme Sanatı
Bir gün arkadaşlardan biri ciddi ciddi kilo vermeye karar verdiğini söyledi. Hepimiz destek modundayız.
Ben yine klasik ben:
“Bak kardeşim, önce spor mu mide balonu mu karar verelim. Çünkü ikisi aynı Excel’de çalışmıyor.”
Arkadaş:
“Sen yaptın mı mide balonu?”
Ben:
“Ben önce Google’da yaptım.”
Ve orada yine aynı arama:
Mide balon kaç TL?
Ama işin komiği şu: herkes bu soruyu şaka sanıyor ama aslında herkesin kafasında bir köşede duruyor.
Gerçeklerle Mizah Arasında İnce Bir Çizgi
İzmir’de yaşarken şunu öğrendim: insanlar her şeyi hafife alıyor gibi yapıyor ama aslında herkes bir şeyleri fazla ciddiye alıyor.
Benim durumum biraz karışık:
Dışarıda: “Ben zaten fitim, sadece ışık kötüydü”
İçeride: “Neden üç ekmek yedin?”
Ve bu ikili hayat içinde sürekli aynı noktaya geliyorum:
Mide balon kaç TL?
Bu soru aslında sadece fiyat değil. Bir tür “kolay çözüm var mı?” arayışı gibi.
Kafamdaki İç Seslerle Röportaj
Bir gece kendimle ciddi bir konuşma yaptım.
Ben:
“Tamam, artık değişiyorum.”
İç ses:
“Kaçıncı kez?”
Ben:
“Bu sefer farklı.”
İç ses:
“Bu sefer de aç mısın?”
Ben:
“…evet.”
Ve sonra yine Google:
Mide balon kaç TL?
İzmir’de Diyet Denemeleri ve Sosyal Hayat Gerçeği
Diyet yapmaya çalışmak İzmir’de ayrı bir sosyal test.
Arkadaşlar seni denize çağırıyor:
“Gel bir şey olmaz.”
Ama sen diyettesin.
Sonra sahilde oturuyorsun, herkes dondurma yiyor.
Bir arkadaş:
“Bir kaşık al ya.”
Ben:
“Bir kaşıkla başlayan hikâyeler genelde ‘yarım kilo’ olarak bitiyor.”
Herkes gülüyor.
Ama içimde küçük bir pazarlık başlıyor.
Ve yine zihnim:
Mide balon kaç TL?
İnternette Gece Araştırmaları: Sessiz Panik
Gece 03.10.
Telefon ışığı yüzüme vuruyor.
Arama geçmişi:
“kilo nasıl hızlı verilir”
“karın yağları nasıl gider”
“1 haftada değişim mümkün mü”
“mide balon kaç TL”
Bu noktada artık konu sadece kilo değil, karakter meselesi gibi.
Kendi kendime diyorum ki:
“Sen hayatı neden hep kısa yol arayarak çözmeye çalışıyorsun?”
Ama dürüst olayım… kısa yol fikri çok cazip.
Arkadaş Tavsiyeleri: Uzman Olmayan Uzmanlar Kulübü
Her arkadaş grubunda bir “fitness koçu” vardır.
Bizde de var.
Biri diyor:
“Sabah aç karna limonlu su iç.”
Diğeri:
“Akşam 6’dan sonra yeme.”
Bir diğeri:
“Ben proteinle 10 kilo verdim.”
Ben:
“Ben sadece Google’la kilo aldım.”
Ve tabii final soru:
Mide balon kaç TL?
Kendimle Dalga Geçme Sanatı
Açık konuşayım, bu işin en eğlenceli tarafı kendimle dalga geçmek.
Çünkü başka türlü bakınca biraz ağır geliyor:
Diyet yapıyorsun bozuluyor
Spor yapıyorsun bırakıyorsun
Motivasyon geliyor gidiyor
Ama mizah varsa, her şey biraz daha taşınabilir oluyor.
Mesela aynaya bakıyorum:
Ben:
“Sen spor yapacaktın.”
Ben:
“Evet ama ruhum spor salonuna gitmedi.”
İç ses:
“O zaman mide balon kaç TL diye bakmaya devam mı?”
Ben:
“…muhtemelen.”
Gerçek Soru: Kaç TL’den Çok, Ne İçin?
Zamanla şunu fark ettim: mesele sadece mide balon kaç TL? değil.
Asıl mesele şu:
Neden hızlı çözüm arıyorum?
Neden sabır kısmını atlamak istiyorum?
Neden her şeyi tek hamlede çözmek istiyorum?
İzmir’de deniz kenarında yürürken bunu düşündüm bir gün. Dalga sesi var, insanlar bisiklet sürüyor, hayat akıyor.
Ben ise kafamda hâlâ hesap yapıyorum.
Sonuç Yerine Değil, Devam Eden Bir Düşünce
Şunu söyleyebilirim: artık “mide balon kaç TL?” sorusu benim için sadece bir fiyat araması değil.
Bir tür iç konuşma oldu.
Bazen ciddi, bazen komik, bazen kaçış.
Ama en çok da şunu hatırlatıyor:
Her şeyin kısa yolu yok, ama insan yine de bakıyor.
Ben de bakmaya devam ediyorum… ama artık biraz daha gülerek.