Giyecek Kalıcı İsim Mi? Sorusu Üzerine Birkaç Düşünce
Bir arkadaş grubunda, herhangi bir konu açıldığında kesin bir şekilde üzerine espri yapmam gerektiği kanısına varmış biriyim. Yani, doğal olarak, her şeyin komik yönünü bulmak gibi bir işim var. O yüzden “giyecek kalıcı isim mi?” sorusu geldiğinde bile aklımdan geçen tek şey, “Bunun esprili bir yanı olmalı”ydı. Ama tabii, derinlemesine düşündüm de, aslında buradaki mesele biraz daha ciddi. Yani, giyecek kalıcı isim mi? Bu sorunun cevabını vermek o kadar da kolay değil!
Hadi gelin, bunu birlikte keşfedelim.
Giyecek Kalıcı İsim Mi? Hadi, Biraz Ciddi Olalım
İzmir’de yaşıyorum, her şeyin rahat olduğu, insanın akşam akşam sahilde yürürken “Bugün de ölmüşüm” diye düşündüğü, bazen de yemek yerken en son söylediğiniz şakadan 5 dakika sonra hala gülmeye devam ettiğiniz bir yer. Ama işte, bazen ne kadar komik olsak da, aklımızda bazı sorular kalıyor.
Giyecek, yani elbiseler, tişörtler, pantolonlar, ceketler… Herkesin bir giysi tarzı var. Peki, bu tarzın kalıcı bir ismi olmalı mı? Yoksa “giydiğin her şeyin bir ismi mi olmalı?” gibi bir soru açığa çıkıyor.
Kendi hayatımdan bir örnek verelim: 25 yaşımdayım, her gün dışarı çıkarken ne giyeceğime bazen 10 dakika karar veriyorum. En son, kırmızı tişörtümü giydim ve fark ettim ki, her giydiğim şeyin bir “kimliği” var gibi hissediyorum. Kırmızı tişörtüm “cesur” benim için, mavi kotum “özgür”, siyah spor ayakkabılarım ise “benimle rahat” bir ruh hali oluşturuyor.
Tabii, başkasının bu kıyafeti nasıl değerlendirdiği bir yana, benim için her kıyafetin kendine has bir kimliği var. Ama acaba bu kimlikler gerçekten “kalıcı isimler” mi?
Giyecek Kalıcı İsim Olursa Ne Olur?
Beni tanıyanlar, çoğunlukla esprili bir ruh haline sahip olduğumu bilir. Bu yüzden giyeceklerin kalıcı isimleri olursa nasıl olurdu diye düşündüm.
Örneğin, giyecekler birbirine “Neredesin?” diye soruyor, “Hadi bir toplantı yapalım” falan diyor. Ne de olsa her kıyafet bir kişilik gibi! Mesela şöyle bir diyalog geçebilir:
Kırmızı Tişört: “Yine mi sen? Beni mi giyeceksin? Hep seninle böyleyim, bir şeyler değişecek mi?”
Mavi Kot Pantolon: “Ayy, o kırmızı tişörtle ne zaman bir araya gelmem gerektiğini bilmiyorum, ama iyi kombinlerim.”
Giyecekler böyle insan gibi bir ilişki içinde olsa, bir kıyafetin kalıcı ismi, bir tür kişilik kazandırırdı. Hani mesela “Bu tişört çok cesur ama biraz da nazlı” gibi. O zaman kıyafetler de kişisel bir hikayeye sahip olurdu. Kim bilir, belki de bu, giyim sektörünün bir sonraki trendi olur!
Giyecekler ve Sosyal Hayat: Biri Beni Düşünmüyor!
Evet, bir başka açıdan bakarsak, giyeceklerin kalıcı isimleri olursa, sosyal hayatımızda işler çığırından çıkabilir. İzmir’de, herkesin kıyafeti hakkında bir fikri olduğunu biliyorum. Biri seni eski bir tişörtle gördüğünde hemen bir yorum yapar. “Aaa, bu tişört eski değil miydi? Hem onu ne kadar zamandır giymiyorsun?” gibi.
Bunun karşısında ben de şöyle diyorum: “Ya tamam, rahat olun, bu tişört eski ama ben hala yeni fikirlere açığım!” Ama eğer giyeceklerin kalıcı isimleri olursa, bu tip yorumlar daha da renklenecek.
Bir gün kırmızı tişörtü giydiğimde, eski sevgilim mesaj atıyor:
“Ahh, yine o cesur kırmızı tişörtü mü giydin?”
Ben:
“Yok canım, biraz nostaljik hissettim sadece. Beni eskiye döndüren sadece bu değil, ama sen gelince hatırladım.”
İşte böyle bir ortamda, her kıyafetin kişiliği olduğunu kabul edersek, sosyal hayatta sürekli bir “giyecek etkileşimi” yaşarız.
Giyecekler Gerçekten Kalıcı Olur Mu?
Sonuçta, kıyafetlerimizin kalıcı isimleri olup olmadığı kişisel bir mesele. Şunu fark ettim ki, giyeceklerin kalıcı isimleri olsa da, hayatımızda önemli olanın ne olduğunu asla unutmayacağız: Kim olduğumuz!
Yani giyeceklerin kalıcı isimleri ne kadar eğlenceli olsa da, ben hala aynı kişi olacağım. Kırmızı tişörtüm de olsa, mavi kotum da olsa, içimdeki “esprili ama derin” genç her zaman orada olacak. Yani giyeceklerin ismi değil, onları nasıl taşıdığımız önemli!
Sonuç: Giyecek Kalıcı İsim Mi?
Evet, belki de giyeceklerin kalıcı isimleri olması gerekirdi, ama ben yine de her zaman giysilerimin kendi hikayelerini yazmalarına izin vereceğim. Ne de olsa, kırmızı tişörtüm, bir an önce gidip sahile inmek için biraz cesaret almak istiyor. Her giysi, bir durumu anlatmak için var, ama sonunda bu durum, sadece bizim hikayemiz oluyor.
Öyleyse, giyecekler kalıcı isimlere sahip mi, diye soran birine ben şöyle diyebilirim: “Yani, belki… ama benim için asıl önemli olan, o kıyafetin altındaki kimlik.”